Psikolojik Rüya Tabirleri

Psikolojik Ve Manevi Rüyalar

Az önce de söylediğimiz gibi her rüya psikolojik kökenli değildir. Ama her rüya manevi de değildir. Aradaki farkı bilmeyen insanlar her rüyada mana arayarak kendilerini umuda ya da karamsarlığa sürüklemektedir. Rüyanın bilinçaltı olması genellikle şu konularla alakalıdır: Yeni ölen bir yakının rüyada görülmesi, travmatik bir olayın yeni yaşanmış olması (deprem, ölüm, kavga vb.), sınav stresi nedeniyle rüyada soru çözmek, rüyada askerlikle alakalı sürekli rüyalar görmek vb. Rüyaların bilinçaltı olması genellikle bize duygusal iz bırakabilecek durumlarla alakalıdır. Çok duygusal insanlar çok rüya görme eğilimindedirler. Çok duygusal insanlar rüyalarının çoğunu hatırlayamazlar. Çünkü o kadar çok rüya görürler ki sadece kendilerinin rüya gördüklerinden emindirler. Nadiren bir rüyayı çok ayrıntılı hatırlayabilirler. Mantıklarını ön planda tutan insanlar ise rüyaları az da olsa daha çok hatırlayabilme eğilimindedirler.

Bilinçaltı size bu tür yansımaları gösterdiğinde kendi psikolojinizi yorumlayabilirsiniz. Bu yorumlamanın ardından sizde bulunan izleri anlayabilir ve yaralarınızı onarabilirsiniz. Yaraları kişisel olarak onarmanız pek mümkün olmayabilir. Ama bir yakınınıza içinizde kalan olumsuzlukları dökmekle acılarınızı dindirebilirsiniz. Ya da bir psikoloğa giderek yardım alabilirsiniz.

Karabasan Nedir? Tanımı ve Çözümü

        Karabasan halk arasında konmuş bir isimdir. Asıl adı “uyku felci” olmakla birlikte hemen hemen her insan bu durumu yaşamaktadır. Kişinin uyandığını düşündüğü halde bedenini hareket ettirememesi, göğsüne bir ağırlık çökmüş gibi hissetmesi ve bazen öldüğünü bile düşündürebilmesi ile bilinir. Uyku felci olmanın birçok sebebi bulunmaktadır. Bunlar arasında stres, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, ilaçların yan etkileri, panik atak, zihinsel takıntılar ve psikolojik olan birçok durumdan kaynaklı olabilir.

Uyku felci aslında kişinin hareket edememesi değildir. Beyin ile vücudun birbiri ile bağlantı kuramamasıdır. Örneğin, uyandınız ve hareket edemiyorsunuz. Demek ki, ya henüz tam olarak uyanmadınız rüya görüyorsunuz ya da beyin beden ile bağlantıyı henüz kuramadı. Rüyanızda kendinizi hareket ettiremiyor şekilde görüyorsanız bunu gerçek gibi hissedebilirsiniz. Aslında uyuyorsunuz fakat uyanmış gibi hissedebiliyorsunuz. İkinci olarak da, uyandınız ama hareket edemiyor olabilirsiniz. Muhtemelen aşırı beden yorgunluğu, stres ve diğer beyni meşgul eden sebepler nedeniyle vücut beyin ile bağlantı kurmakta zorlanmaktadır.

Uyku felci korkulacak bir durum değildir. İnsanlarda dönem dönem olabilmektedir. Uyku felcinden kurtulmak istiyorsanız yatış şeklinizi değiştirmelisiniz. Sırt üstü ya da yüz üstü yatmamalısınız. Gece uyumadan önce çok yemek yememelisiniz. Havasız ve aydınlık odada uyumamalısınız. Uyku felci olduğunuzu anladığınızda hemen gözünüzü kapatın ve uyku moduna geçmeye çalışın. Bedeni hareket ettirmeye çalışırsanız başarmanız çok zor olacaktır. En başarılı yöntem tekrar uykuya geçmeye çalışmak ve bedenin kendine gelmesini beklemektir. Hareket etmeye çalışan kişiler hem korku yaşamakta hem de tekrar uyku felcini yaşamaktadırlar.

Karabasan ismi “kara” ve göğüste hissedilen baskıdan dolayı da “basan” kelimelerinden türemiştir. Bazı insanlar karabasan yaşarken halüsinasyon görebilmektedir. Bunun nedeni panik ve rüya ile karışmasıdır.

Klinik Psikiyatride Rüyalar

Rüyalar şaşırtıcı ve gizemli olabilir. Tarih boyunca rüyalar kutsal vahiy ve kehanet ile ilişkilendirilmiştir. Tüm bu gizem, belirli bir rüyanın rüyayı gören için ne anlama geldiğini merak etmemize neden olabilir. İlk etapta rüyalara neyin sebep olduğu hakkında tartışabiliriz. Yine de, modern bilime rağmen, rüyalar hala gizemli kalıyor. Bilim, rüyaların beynin işleyişiyle nasıl ilişkili olduğuna dair bazı açıklamalar sunabilir , ancak yalnızca bilinçaltının psikolojik olarak anlaşılması, bir rüyanın neden hayatınızın belirli bir döneminde gerçekleştiğini ve bunun psikolojik olarak ne anlama geldiğini açıklayabilir . Rüya yorumunu psikoterapötik çalışmamın önemli bir parçası yaptığım için burada bu çalışma hakkında bazı yorumlar yapacağım.

Sigmund Freud bir keresinde rüyalara “kraliyet yolu” demişti. . . bilinçaltı” ve bu ifadenin psikolojide sonsuza kadar doğru kalacağını düşünüyorum. Freud’un klasik metni, Düşlerin Yorumu, onun en iyi eserlerinden bazılarını içerir. Burada Freud’un çalışmalarını özetlemeye bile çalışmayacağım, ancak Freud’un her rüyanın bir arzunun yerine getirilmesi olduğuna inandığını ve tüm rüyaların altında yatan bir temel olduğu fikrinden vazgeçmesine rağmen bu teoriyi sonuna kadar koruduğunu belirteceğim. Freud’a göre, arzunun yerine getirilmesi kavramı, mutlaka bir zevkin arandığı anlamına gelmiyordu, çünkü bir kişinin cezalandırılma arzusu da olabilir. Yine de, bir rüya tarafından maskelenen bu “gizli” arzu fikri, klasik Freudyen psikanalizin merkezinde yer alır.

Tabii ki, Freudyen teorilerin yanı sıra rüyalar hakkında başka fikirler de var. Bazı insanlar rüyaların belirli sabit anlamları olduğuna inanır. “Eğer portakalları hayal ettiyseniz, bu sağlık demektir; Rüyada soğan görmek, çok çalışmak demektir” vb. Hatta rüya tabirlerinin “sözlüklerini” alabilirsiniz. Sonra, rüyaların, gece boyunca kendini “temizleyen” beyindeki rastgele elektriksel aktiviteden kaynaklanan görüntülerden başka bir şey olmadığını iddia eden modern bilim adamları var. Bir de benim gibi rüyaların bilinçsiz önemini kabul eden ama yine de onları arzuların gerçekleşmesinden daha fazlası olarak görenler var; Rüyaları, hayatımızı nasıl iyileştireceğimize dair değerli ipuçları olarak görüyorum – ve hatta belki de bizi aptalca kendi kendimizi yok etmekten alıkoyuyor .