Rüyaların Psikolojik Yorumu

RÜYALARIN PSİKOLOJİK YORUMU

ÖNSÖZ
Bu kitabın yazılış amacı, insanların bilinçaltındaki sorunlarını rüyalar yoluyla keşfetmesini sağlamaktır. Rüyalar bize tam olarak bir mana vermese de kendinizle alakalı birçok ipucunu bulabilir ve sorunlarla bağdaştırabilirsiniz. Rüyayı sadece psikolojik yorumlamak doğru olmadığı gibi her rüyayı manevi bir mana taşıyor gibi değerlendirmek de doğru olmayacaktır. Çünkü sağlıklı bir algı için toplumumuzda rüyaların psikolojik yönü bilinmeden manevi yönünün araştırılmaması gerekir. Bazı psikolojik rüyaları maneviyata yorumlamak kişide karamsarlık, kötü ruh hali ve stres oluşturabilmektedir. Ama kişi rüyasının psikolojik olduğunu anlarsa, en azından kendisi hakkında ipuçları elde eder ve rüyasının türünü algılamış olur.

Bu yazı tamamen uzmanların görüşlerine göre yazılmıştır. Görülen rüyaların nedenleri ve yorumları yapılarak okuyuculara rüyalarını nasıl anlayabilecekleri gösterilmiştir. Kitabın ilgi görmesi durumunda tüm rüyaların psikolojik yorumları incelenip irdelenerek cilt haline getirilecektir.

Rüya Ve Psikoloji İlişkisi

Rüyanın tanımı ile başlamak daha doğru olacaktır. Çünkü rüya dediğimizde sadece uyuduğumuzda aklımızda kalanı anlarız. Aslında rüya görmek çaba gerektiren ve bizi yoran bir eylemdir. Çünkü beynin en aktif çalıştığı, gerçeklikle birebir fiziksel tepkimeler verilebildiği ve göz kaslarının en aktif olduğu zamandır. Çok rüya gördüğümüz zaman biraz yorgunluk hissi ile uyanırız. Bunun nedeni bedenin hareketsiz kalması ile vücutta kalan tüm enerjinin beyne yüklenmesidir. Beyni de durdurmak mümkün olmadığından dolayı çalışmaya devam eder ve size tepkimeler verdirmeye devam eder. Bu durumu daha iyi anlayabilmeniz için bir örnek vereceğiz ve rüyanın tanımını sonlandıracağız. Telefonunuzun şarjının %10 kaldığını varsayalım. Telefonu şarja koyduğunuzda dolmaya başlayacaktır. Ama bir yandan içindeki uygulamaları arka planda çalıştırmak için enerji harcamaya da devam edecektir. Aynı şekilde insanın beyni var oldukça vücut çalışmaya ve rüya görmeye devam edecektir. Çünkü beyni durdurmak mümkün değildir.

Psikoloji biliminde rüya çok önem verilen bir konudur. Rüya konusunu en çok ele alan kişi Psikanaliz Kuramını kuran Sigmund Freud’tur. Freud’a göre rüya, kişinin amacına ulaştıran yolların bilinçaltı ile karmaşık şekilde beyne yansımasıdır. Amaç derken gelecekten bir umut aklımıza gelebilir. Ama geçmişte kalan duygusal yoksunluklarımız da rüya için bir amaçtır. Çünkü bilinçaltında kalan duygusal yoksunluklar zaman zaman gün yüzüne çıkmaya ve doyum sağlamaya çalışır. Örneğin, çocukken anne baba ilgisi görmeyen çocuk, büyüdüğü zaman anne ve babasını sık sık rüyasında görüyorsa ilgi görememenin verdiği yoksunluğu çocuğuna verememekten korktuğu manasına gelebilir. Freud psikolojik danışma seansları yaparken kişinin durumu ile rüyaları bağdaştırmaya çalışarak asıl problemin kaynağına ulaşmada yardımcı bir faktör olarak kullanırdı.

Bilinçaltı Freud’a göre rüyaların yansımasıdır. Bilinçaltı sadece geçmişi değil, gelecek yaşamımızdaki umut ve hayalleri de hafızada tutmaktadır. Freud her rüyanın manası vardır demiyor ama birçok rüyanın bize ipucu verecek nitelikte manası olabileceğini bildiriyor. Bazı insanlar “ben rüya görmüyorum” demektedir. Rüya görmeyen insan yoktur. Sadece görülen rüyaların hatırlanamaması söz konusu olabilir. Rüyalarını hatırlamayan insanlar genelde dikkat ve odaklanma sorunu yaşayan kişiler olmaktadır. Çünkü bu kişiler günlük hayatta da unutkanlık yaşıyor olabilir. Kesinlikle her insan rüya görmektedir. İstisnai olarak bazı hastalar rüya görmeyebilir. Bu hastalıklar beyinle alakalı olduğundan dolayı rüya işlevinde bozukluk görülebilir.

Rüyalar sadece beyinde biten olaylar değildir. Bazı rüyalar bedene yansımaktadır. Çok gerçekçi görülen rüyalarda kişinin bedeninde farklılıklar görülebilir. Örneğin, rüyasında bir örümceğin kendisini ısırdığını gören birisi, uyandığı zaman örümceğin ısırdığı yerleri şişmiş veya kabarmış şekilde görebilir. Psikolojik etkiler zannettiğimizden daha fazla bedenimize zarar verebilir. Stres, birçok hastalığa nasıl sebebiyet veriyorsa, gördüğümüz rüyalar da bizi bedenen etkileyebilir. Bunu söylememin sebebi, rüya psikolojisinin insan üzerinde ne denli etkili olduğunu görmenizdir.

Bilimsel olarak rüyaların insan hayatında %100 etkili olduğunu kanıtlamasa da bu oranın en az %60 oranında olduğu psikologlar tarafından bilinmektedir. Psikoloji biliminin öncülerinden olan birçok psikiyatri ve psikologlar rüyaları bilinçaltını yorumlamada kullanmıştır. Dolayısıyla rüyanın psikoloji alanında büyük ölçüde yeri bulunmaktadır. Rüyaların psikolojik yorumunu bu kitapta sizler e her ayrıntısı ile anlatmaya çalışacağım. Böylelikle rüya yorumu yapmayı, bilinçaltının nelerle dolu olduğunu ve bilinçaltınızı nasıl temizleyebileceğinizi öğreneceksiniz.

Rüyaların Manalarını Anlamak

Rüyaları anlamak için rüyanın görüldüğü dönemin iyi değerlendirilmesi gerekir. Stresli bir dönemden geçiyorsanız kötü bir rüya görmeniz olağandır. Aynı şekilde mutlu bir dönemden geçiyorsanız iyi bir rüya görmeniz daha yüksek ihtimaldir. Dolayısıyla rüya görmek bulunduğunuz zamanla bağlantılı mı değil mi? Bunu düşünün. Bazen gece vakti sohbet ettiğimiz konular rüyamızda karşımıza çıkabilir. Çünkü beyin o konuyu siz uyusanız da düşünmeye devam edebilir. Bu da hayal gücünüzle birleşerek rüyanızda karşınıza çıkmaktadır. Bu tür rüyalar hafıza kaynaklı rüyalardır.

Anlam arayışına girerek bu tür rüyaları değerlendirmeye gerek yoktur. Çünkü sebep sonuç ilişkisini anlamış olmanız gerekir. Rüyaları anlamanın bir diğer yolu ise sizde bıraktığı histir. Bazı rüyalar güzel bir şekilde de görülse insanda kötü bir duygu bırakabilir. Ya da kötü bir rüya iyi bir his bırakabilir. Bunun nedeni kişinin bilinçaltında aslında olumlu olan bir duygusunu farklı bir yolla hayal etmesidir. Örneğin, rüyada birinin öldürüldüğünü gördünüz. Bu rüya size iyi hissettiriyorsa bilinçaltınızda o kişiyi öldürmek size göre doğru olabilir. Öldürmek kendi başına kötü bir eylem iken, zalim bir insanı rüyada öldürmek size doğru geldiği için iyi hissettirmiş olabilir.

Rüyada sizin birini öldürmeyi görmenizden çok, kimi ve neden öldürdüğünüzü bilmeniz önemlidir. Eğer rüyada kimi öldürdüğünüzü bilmiyorsanız ya da hatırlamıyorsanız sadece hissinize odaklanın. Bu eylem sadece öldürmek değil, işkence etmek, bir hayvanın onu yemesi ya da birinin başına kötü bir şey gelmesi de olabilir. Neticede size kötü görünen ama iyi hissettiren rüyanın sebebi genellikle doğru bulduğunuz bir durum neticesiyle size iyi hissettirmektedir.

Bazı insanlardan nefret ederiz ve bu nefretten dolayı onları rüyamızda dövmeye çalışırız. Bazen öldürmek isteriz ya da uzaklaşmak isteriz. Nefret nedeniyle rüyamızda o kişinin yandığını görüyor olabiliriz. O kişi yanıyorken siz rüyanızda zevk duyuyorsanız o kişi sizin sevmediğiniz bir insanın yansımasıdır. Bilinçaltınız o kişinin yüzünü hatırlamasa bile size hiç tanımadığınız biri gibi yansıtabilir. Dolayısıyla rüyaları anlamanın püf noktası o rüyadaki hislerinizle geçmiş dönemdeki hayat travmalarını, olayları ve etkileri bağdaştırmaktır.

Rüya yorumlarında ve diğer yazılarımızda da göreceğiniz gibi rüyaların nasıl yorumlandığını ve hangi bilinçaltı sembollere göre değerlendirildiğini öğreneceksiniz. Burada yazılan bilgiler sizi uzman birisi yapmaz. Ama en azından kendinizle ilgili analizleri yapabilmenizi kolaylaştırır. Çünkü karşıdaki kişiyi analiz edip yorumlamak psikolojik geçmişin iyice irdelenip psikolojik bilgilere göre kıyaslanmalıdır